Menüyü değiştir
Toggle preferences menu
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Your IP address will be publicly visible if you make any edits.

Düşkün

Kizilbashica sitesinden
18.01, 23 Temmuz 2026 tarihinde C. Karakuş (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1226 numaralı sürüm
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Cem Karakuş
Gustave Dorê tarafından çizilen Rabelais'in Gargantua'sı, 1873 (g. WC)

Düşkün, topluluk içerisinde yolun ahlâkî ve örfî kurallarına aykırı davranışlarda bulunan bireylere uygulanan, dinsel ve toplumsal bir yaptırım kurumudur. Bu kurum, Kızılbaş toplulukların tarihsel süreçte kendi iç hukuk düzenlerini oluşturma çabalarının bir ürünü olarak ortaya çıkmış; hem suçlunun toplumdan geçici veya sürekli olarak dışlanmasını hem de tövbe ve pişmanlık hâlinde yeniden topluma kabul edilmesini öngören bir mekanizma işlevi görmüştür.[1]

Düşkün olmak

Pir gözünde düşkünlük, mürşidin sözünü dinlemeyip kendi kurallarını geçerli sayan kimselere uygulanan, ceme katılmama ve hak lokmasına dahil edilmeme gibi sınırlamalar getiren hafif bir cezadır; yol düşkünlüğü ise eşini haksız yere boşayan, haram kazanç sağlayan, yalancı şahitlik yapan, nefsine hâkim olmayan, hırsızlık yapan, adam öldüren gibi toplumsal ahlakı ağır biçimde ihlal eden kişilere uygulanan,[2] selamlaşmanın yasaklandığı, bayram ve düğün gibi toplumsal etkinliklerden dışlandığı, malının ortak kazanca katılmadığı ve cenazesine katılım gösterilmediği, bir yıldan on iki yıla kadar sürebilen ağır bir toplumsal yaptırımdır. Her iki durumda da ceza, aynı hanede oturan veya aynı kazancı paylaşan kişileri kapsar; hane ve gelir bakımından ayrılmış akrabalara yansımaz, ancak musahiplik bağı bu ayrılığı aşar ve musahibi de düşkün sayılır. Cezanın süresi dolduğunda, pirin öncülüğünde toplanan topluluk kararıyla kişi düşkünlükten kaldırılarak yeniden topluma kabul edilir.[3]

Tarihsel çerçevede ise Buyruk metinlerinin aktardığına göre talibin kırk günden fazla kendi mürşidinin huzuruna çıkmaması direkt olarak düşkünlük sebebi sayılırdı.[4] Günümüzde görgüye gelmemek, kişiyi toplumdan tamamen koparan bir suçtan ziyade yoldan sapma olarak görülmektedir. Bu durumdaki bireyler topluluktan tamamen dışlanmaz; bunun yerine ceme katılsalar bile lokma yiyememek gibi belirli sosyal ve dini kısıtlamalarla karşılaşırlar.[5]

Düşkünlükten çıkmak

Hazırlanıyor.


Kaynakça

Parantez içi atıf

  1. Zelyut, 1992, s. 321
  2. Yaman, 2009, ss. 203-210
  3. Özbilgin, 2011
  4. Yıldırım, 2018, s. 85
  5. Yıldırım, 2018, s. 271

Alıntı

  • Zelyut, R. (1992). Öz kaynaklarına göre Alevilik (6. baskı). Yön Yayıncılık.
  • Yaman, A. (2009). Alevilerde toplumsal kontrol kurumu: Düşkünlük. A. Y. Ocak (Ed.), Geçmişten Günümüze Alevî-Bektaşî Kültürü. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
  • Özbilgin, Z. (2011). Alevilikte düşkünlük. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, (60)
  • Yıldırım, R. (2018). Geleneksel Alevilik. İletişim Yayınları.